Kahire - Mısır
Ve işte , firavunlar ülkesindeyim.
Kahire de uçaktan indiğimde havada kül kokusu vardı , arabayla
otele doğru giderken çok şaşırdığımı söylemeliyim , daha önce Tunus ve Libya yı görmüştüm ama burası çok daha farklı ..
Yollarda 70 ve 80 li yıllardan kalma araçlar trafikte , inanılmaz , kıl
payı ile gidiyorlar arabalar , her yanları çarpılmış vaziyette , şöförlerin bir eli klaksonda ..
Bütün bu keşmekeşe rağmen insanlarda en ufak bir öfke yok , bütün
gerginliğimi attım orada , rahatladım..
Keops , piramitler vadisi , İslam eserleri , El Esher üniversitesi , Hz. Hasan Camii , Hz. Zeynep Camii , Kavalalı Mehmet Ali Paşa Camii , Khan Halil çarşısı ve Mısır Müzesi , hepsi muhteşemdi ..
Nil kenarında gezinti , yemekler , çaylar .. Otelde havuz sefası..
Hava inanılmaz sıcaktı ( 36 - 38 arası )..
Mısırlıların Türk sevgisi inanılmaz , Türk olduğumuzu öğrenen herkes ”yavaş yavaş Hasan Şaş” diyorlar ve öğrendikleri İngilizceyi gösterircesine adın ne , kaç yaşındasın vb. sorular ..
Satıcıların ısrarcılığı aynen Kapalıçarşı daki gibi , hatta daha da fazlası..
Her şeyden çok müzedeki Royal mumyalar bölümü beni etkiledi , firavun ve kraliçelerin mumyaları ve en çok da RamsesII nin ..
Bir yandan da düşündüm , acaba cesetlerinin böyle sergilenmesini isterler miydi ? diye …
Bir dahaki sefere Luxor a ..
Fotoğraflara aşağıdaki linkden erişilebilir.

